09 Nisan 2009 Perşembe

düşüyorum öyleyse varım

düşünüyorum, düşlüyorum anında düşüyorum
harf farkıyla üşüyorum..

uzun süredir
düşünmüyorum, düşünemiyorum
düşündükçe düşüyorum
beni düşünmekten alıkoyacak ne varsa onlara üşüşüyorum..

ardından
çok bilinmeyenli düşlemlere geçiyorum
tam çözdüm derken düşüyorum.
yani düşledikçe kırılıyorum...

sigaramı yakıp şimdi ve sonrasına baktığımda;
düşlerim alçıda, düşüncelerim askıda

aptallıklarıma sarılıyorum

aptallıklarıma sarılıyorum
hiçbir kadına sarılmadığım kadar..
aptallığıma değil aptallıklarıma sarılıyorum.
fantezi olsun diye değil, tatmin olamam diye..
zevk çığlıklarımla uyanıyorum;
aptaaall, aptaaall diye..
arınıyorum tüm günahlarımdan
ardından tekrar azıyorum..
"aptallıkları ıskalamaya lüksün yok senin" diyorum.

10 Haziran 2008 Salı

Nedir Ulan !

Bir hayat hiçbir şeydir ama hiçbir şey bir hayat değildir.
André Malraux

31 Mart 2008 Pazartesi

Bir ölme biçimi olarak : Yaşamak

4 yaşında ki bir çocukla, 70 yaşında ki bir yaşlı insanı yanyana görmek.
evet, bunun kadar iç burkan bir detay görmedim, bilmedim, duymadım..
insana yaşlandığını farkettiren iki kitap.ilk ve son cilt gibi..
hiçbir şeyden habersiz, alnında çizgiler oluşmamış, yanakları al, sesi çilek aroması bir çocuk..
ve
artık bir şey öğrenmemek istercesine yorgun, alnındaki çizgiler hayatına dair zorlukları anlatırcasına kızgın, koşmaktan yorulmuşcasına bir beden ve sesi nikotin tadında bir yaşlı..
gençliğin son demlerini yaşayanlar için, geçmiş ve geleceğin siyah beyaz bir resmi..
evet, yaşamak hızlı bir ölme biçimidir.

24 Şubat 2008 Pazar

Ankara'sızlık

Yürekteki çırpıntıların
bilinçsizce kağıda dökülmüş haliydi...
Belki de
olası bir gönül yarasının haritada ki adıydı...

Aslında Ankara'sızlık, bilet bulamamaktı.
Bilet bulamamakta,
tehlikeli bir gönül yolculuğunun işaretiydi ;
trafik ışıklarının olmadığı bir yürekte.

22/08/2006

25 Ocak 2008 Cuma

İstermiydim

isminin baş harfi olmak isterdim, ama "Aliye" ismi de sana hiç yakışmazdı.
Ali

13 Kasım 2007 Salı

Mor rengi uzerine

Acı ve kederin rengi mor..
bazen ölümün rengi,
bazen bunalımın rengi ,
ortaçağ'da asaletin rengi,
depresyonun rengi,
büyünün rengi,
kilisenin rengi,
üç ara renkten birisi,
soğuk renk,
gecenin rengi,
muğlak bir renk,
depresif bir renk,
melankolik bir renk...

"Renk tayfında en üst sınır, belki bu yüzden depresyonun en üst sınırını simgeliyor...
Prizmadan geçince en çok kırılan renk, belki bu yüzden en ufak olaylara kırılıp depresyona girmeyi simgeliyor..."

2007-09-09 07:13